Tatil

Sebo - 16 Temmuz 2010

Sarmısaklı’da tekne TURLARI

15 Temmuz 2010
Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde son yılların en gözde tatil alternatiflerinden olan Tekne ile adalar turu tutkunluğu Sarımsaklı’ya da sıçradı
084tekne

SUAT SALGIN

TURKHABERLER BALIKESİR- Her gün yüzlerce vatandaşın Ayvalık’ın eşsiz adalarını gezip, akvaryum gibi koylarında yüzerek tatillerine yeni bir soluk kazandıran tekne turları artık Ayvalık’a bağlı Küçükköy Beldesinde de artmaya başladı.

Tekneler ile ada turları keyfinin tadan konuklar bol bol balık, salata ve karpuz yiyerek, teknelerde bulunan piyanistlerin müzikleriyle eğlenceli ve coşkulu bir gün geçiriyorlar.

Bir yılın yorgunluğunu tatilde atmaya çalışan yerli ve yabancı turistler denizi, kumu, güneşi ve havasıyla ünlü Sarımsaklı’da tatillerini gönüllerince eğlenerek geçiriyorlar.

Ayvalık’ta ki gezi teknelerinden sonra Sarımsaklı plajlarında da faaliyete geçen üç tekne günde ortalama 600 misafirini adaları dolaştırarak, Sarımsaklı turizmine hizmet veriyorlar.

Tekne sahipleri, tatile gelen vatandaşları 20 TL bilet ile 9 saat boyunca deniz turu yaptırdıklarını kaydederek, “Misafirlerimize öğle yemeği olarak bol balık, salata ve karpuz ikramında bulunuyoruz. Deniz içinde adalarda onların tertemiz sularda serinlemelerini sağlıyoruz. Teknelerimizde canlı müzik yapan sanatçılarımızla onların streslerini atıyoruz” diye konuştular.

Gezilerden dönen vatandaşlar da vatandaşlar da, “20 TL karşılığında güzel bir gün geçiriyoruz. Bol bol balık yiyor ve gönlümüzce eğleniyor, güzel bir gün geçiriyoruz. Bol bol stres attığımız bir günü bizlere geçirten tekne sahiplerinein kaliteli hizmet anlayışı ve adeta bizleri bir konuk olarak kabul eden tutumlarından dolayı kendilerine teşekkür ediyoruz” diye konuştular.

DEVAMINI OKU >> TEKNE TURLARI

Sanat Tarihçisi

Berrin AKIN

Berrin hanımın düzenlediği gezilerden sonra yazılanlardan…

2002/ YAZ

Ayvalık, yeniden kendimi bulduğum, keşfettiğim,  tarih ve doğanın birleşerek yarattığı harika bir yer.Aşıklar tepesinde avucuma aldım denizi, sahili adaları tepeden baktım dünyaya sanki.Esen rüzgarınla kalbimi ısıttın Ayvalık..

NEVİN SORGUT

Açıkçası bu gezi olmasaydı Ayvalık klasik bir tatil yeri olarak anacaktım. Şimdi daha farklı bir gözle bakabiliyorum. Diğer taraftan bir çığlık kadar yakın olan iki kıyının hüznünü hissediyorum.

AHMET ULAŞ

Ayvalık’ı tanımanın o dokuyu, tarihi ve saklı güzelliklerin en güzel yolu bu gezi oldu.

FÜSUN ESKİOĞLU

İlk kez bir tatil yöresinde geçirdiğim zamanın hakkını vermiş olduğumu hissediyorum. Ayvalık’ı dolaşırken sokaklardaki tarihsel dokunun aynı zamanda insanların yaşamına aktığını anlıyorsun.Yani tarih sadece yapılardan ibaret değil insan  ile uyumu çok anlamlı.Sanırım asıl mesele etrafa bakarken gerçekleri görmek için gayret etmek.

EMRE ŞAHİN

İnsan yaşarken her anı güzelleştirmeye yönelik bir adı atmalı ilişkileri güzellikleri var edebilmeli. Bu gün bunu için bir adım attım. Ayvalık’ı tanıdım. Evlerden kapı tokmaklarına, pencerelerden kaldırımlara kadar her şey yerli yerinde. Benim gördüğüm Ayvalık’ı umarım herkes görür ve burası hakkettiği kimliğe kavuşur.

BAŞAK YÜKSEL

Bu geziye, güzel bir tatilin dolu dolu geçmiş bir günü olarak bakıyorum. Tarihi anlamak, öğrenmek açısında çok yaralı oldu.Güzel bir sohbet çok güzel bir ortam her şeyi daha da güzelleştirdi.

ÜMİT YILDIZ

Bu gezi benim için yaşayan Ayvalık yolculuğuna dönüştü.Bu burayı tanımanın coşkusunu ve zevkini tattım.Dileğim Ayvalık’ın bu tarihsel dokusunun ve güzelliğinin korunması.

SERDAR DOLEN

Ayvalık şimdiye kadar kafamda bir deniz beldesi olarak tanıyordum. Bu gezi ile birlikte tarihi bir kültür merkezi olduğunu gördüm.Mimari tarzı kiliseleri ile Ayvalık gerçekten harika bir yer.

PERİHAN BİLEN

Onlarca kez geldiğim Ayvalık’ın sadece güneş, deniz ve yeşilden ibaret olmadığını bu güzel günle anlamış oldum. Ayvalılıkların sahip olduklarını hazinenin farkına vararak sahip çıkmaları dileğiyle.

SEVGİ DEMİRAY

Bu gün Ayvalık’ı kucakladığımı hissetim. Gezi çok etkili oldu artık bu kente daha bilinçle bakacağım.

SEVİL KARUM

DEVAMINI OKU >> Ayvalık İzlenimleri Gezisi dostlarından Düşünceler

Sebo - 11 Ekim 2009

kanelosahili_kr1

AYVALIK  (Huzur)

Yol üstü olup da, kendi halinde kalabilen ve hâlâ “merak değmemiş” yerleri barındırabilen, şeytan tüylü ve şeytan sofralı bir güzelliktir Ayvalık. Çengel formundaki coğrafyası sayesinde, bir avuç dolusu Ege Denizi’ni kendi payına katmıştır.
Girit ve Midilli’nin Anadolu’daki izdüşümüdür. Mübadele sonrası bu adalardan göçen Türkler, Ayvalık’ın yeni sakinleri olarak, geldikleri yerin kültürünü burada yaşatmaktadırlar. Ayvalık, kendine has mutfağı, şirin şivesi ve sıcak insanlarıyla adalarda yüzlerce yıl sürmüş kardeşçe yaşantının sembolüdür.
Bir ada kadar kendi halinde yarım adaları, kıyıda köşede kalmış manastır ve kilise kalıntıları, denizle kaynaşan zeytinlikleri, çamlıkları ve dünyanın en güzel batan güneş manzaralarını ayaklarınızın altına seren tepeleriyle Ayvalık, birçok turistik beldenin talihsiz akibetine inat, içinde hâlâ huzur taşır.
Yazın tadını çıkarmak isteyenlere nazire yaparcasına, yeryüzünde yaşayabileceğiniz en mutlu ve huzurlu kışlara ev sahipliği yapar Ayvalık. Cunda kordonunda şöyle bir gezintiye çıkmak kimbilir kaç ağrı kesiciye bedeldir…
Denizi, yüzmek isteyene en büyük iyiliği eder: Serinletir. Kimse şikayet etmesin suyunun soğukluğundan! Yaz sıcağında kavrulmaktan kurtulmanın daha güzel bir yolu olabilir mi… Berrak ve serin  bir denizde yüzmenin keyfi, denizden çıktığınızda size püfür püfür bir vücut olarak geri dönecekse serin sudan korkmanın manası nedir değil mi?
Tabiat Ana’nın bir hediyesidir Ayvalık. Bütün bir Ege’de, bir şehir kadar “yoğun” olup da bir sahil köyü kadar dingin kalabilmeyi başarabilmiş tek yerdir. Gelin ve kalın. Eğer kalmayacaksanız, verdiği huzur ve mutluluktan bol bol alın ve yanınızda götürün, eşinize dostunuza da dağıtın.
Hoşgeldiniz
Ve emin olun, her zaman hoş bulacaksınız…

Salih Korkut PEKER


Ayvalık’a gelip de keyiften ne yapacağını şaşıranlar için…

Taaa Rumların yaşadığı dönemlerden bu yana Ayvalık, meraklısı için çok önemli bir yeme-içme, gezme-tozma ve alım-satım merkezidir. Son yıllarda bu “meraklı” nüfusunun bir hayli arttığını da hemen ekleyelim.

Gerek Ege Mutfağı’na has nefis yemekleri, gerek seyrine doyulmaz tabiatı ve gerekse bu iki unsura en güzel eşlik eden şeylerden biri olan rakı muhabbeti, Ayvalık’ı tam bir keyif diyarı haline getirmiştir. İşte bu yüzden Rakı-balık-Ayvalık, Metin-Ali-Feyyaz üçlüsünün şanını çoktan geride bırakmıştır.

Peki, rakı-balık-Ayvalık’ın ötesi yok mudur? Tabii ki vardır. Bir kere Ege’nin hiçbir “inci”sinde kendine ait tam beş tane iç deniz yoktur. Üstelik hepsinin karakteri de farklıdır bu iç denizlerin. Bir kısmı yazın bile ılık su sevenler için, bir kısmı da yazın çivi gibi suda doya doya yüzüp vücudunu organik bir klima haline getirmek isteyenler için biçilmiş kaftandır. İsteyen Pateriça Koyu’na gider, Güvercin Adası manzarası eşliğinde yüzer, isteyen Şeytan Sofrası eteklerinde, isteyen de Ortunç’ta…

Cunda’nın ve Ayvalık’ın dört bir yanına dağılmış olan kilise ve manastırlar da içindeki kâşifi uyandırmak isteyenleri bekler. Bir mahalle arasına sıkışmış eski kilise ya da eşsiz bir deniz manzarasına tepeden bakan manastır… Hepsi de yorgun, küskün ve sakin bir halde ziyaretçilerini bekler.

Çok gezdiniz, karnınız zil çaldı… O kadar çok seçeneğiniz var ki midenize bayram yaptırmak için… Ayvalık, hem sağlıklı beslenmekten vazgeçmeyenler için hem de “sağlığa mağlığa bakmam, lezzetliyse mideye indiririm kardeşim” diyenler için dev bir açık büfe! İsteyen Cunda ya da Ayvalık kordonunda dizilmiş balıkçılarda manzara eşliğinde doyurur karnını, isteyen her şeye inat zeytinyağıyla ev yemekleri ya da spesiyaller yapmaya devam eden lokantalarda, isteyen de Cunda’nın, Ayvalık’ın ve Sarımsaklı’nın dört yanına dağılmış Ayvalık tostçularında… Harcından gelen lezzeti başka yerde bulamayacağınız köfteciler ve lezzetleriyle büyük şehirlerin züppe restoranlarına taş çıkaran esnaf lokantaları da cabası…

Ayvalık’ın huzurlu atmosferini dost sohbetleriyle ve yorgunluk içkileriyle süslemek isteyenler için kafeler ve barların da sürüsüne bereket… Denize sıfır nargile keyfinden tutun da Yunan taverna müziği eşliğinde felekten bir gece çalmaya kadar bir dolu seçeneğiniz var keyif için.

Gezdiniz, yediniz, içtiniz, eğlendiniz, esaslı bir uykuyu hak ettiniz. 5 yıldızlı bir otelde mi yoksa, restore edilmiş küçük ve şirin bir Rum evi pansiyonunda mı uyumak istersiniz? Seçim sizin ve bilin ki seçeneğiniz çok fazla…

Keyfinize iyi bakın!

logo

DEVAMINI OKU >> AYVALIK tan Merhaba !