Kefir

Sebo - 12 Mart 2010

Cebrail Temel

12 Mart, 2010 (Facebook)

MS hastalığını tedavi eden hekim olarak tanınan Dr. Emin Mindan birçok ölümcül hastalığın nedeni olarak yanlış beslenmeyi görüyor. Dr. Mindan doğru beslenmeye dair her şeyi star Pazar’a anlattı

Türkiye, Dr. Emin Mindan’ı beynin görme, konuşma, yürüme gibi fonksiyonlar üzerindeki kontrol kabiliyetini bozan MS hastalığını tedavi eden doktor olarak tanıdı. Uzmanlığı çocuk hekimliği olan Mindan ‘Çocuklar nasıl daha az hastalanır’ üzerine yıllardır sürdürdüğü çalışmaları sırasında MS’li hastalarla tanıştı.

MS’in diğer yaygın ve ölümcül birçok hastalık gibi büyük oranda yanlış beslenmeyle ortaya çıktığını tespit eden Mindan, bu hastalar üzerine uygulanan doğru bir beslenme tedavisinin hastalığı gerilettiğini gördü. Ancak Mindan’ın beslenmeyle ilgili tespitleri sadece MS hastalarıyla sınırlı değil. Sağlıklı yaşamak isteyen herkesin Mindan’ın söylediklerini dikkate almasında fayda var. 60 yaşındaki Mindan kendi yaşamında da tavsiye ettiği beslenme şeklini uyguluyor ve son derece sağlıklı bir hayat sürüyor. İşte MS’le savaşta büyük zaferler kazanan Dr. Emin Mindan’ın hem hastalar hem de sağlıklı yaşamak isteyenlere önerileri.

Ağır metallerden arınmanın yolu soğandan geçiyor

HASTALIKLARA sebep olan ağır metalleri aşılarla, saç boyalarıyla, sıkılaştırıcı krem ve rujlarla, egzoz dumanının havaya, meyve ve sebzelere karışmasıyla bir şekilde vücudumuzda biriktiriyoruz. Vücutta ağır metal olup olmadığını bir ilaç vererek idrarda tespit ediyoruz. Saçta ve vücut kılında da tespit edilebiliyor. Ağır metal birikimi vücutta halsizlik, sık sık enfeksiyonlara yakalanma, unutkanlık, yorgunluk, beyinde biriktiği için panik atak ve depresyona yol açabilir. Cem Kınacı adlı bir hekim arkadaşımız ile vücudu ağır metalden arındırmaya çalışıyoruz. Çok ilginç sonuçlarla karşılaştık. Yıllarca afttan kurtulamayan çocuklarda kurşun zehirlenmesi olduğunu gördük. Vücudun bu ağır metallerden arındırılmasına şelasyon diyoruz. Sarımsak, soğan, yeşil gıdalar ve yosunlar ağır metallerin vücuttan atılmasını sağlıyor. Özellikle tek hücreli yosun spirulina, Arapların bitkilerin atası dediği alfalfa, kelp dediğimiz deniz yosunları vücuttan ağır metalleri atan doğal bitkiler…

Baharat olarak zerdeçalı içecekte kefiri tercih edin

Beyaz ekmek tıpkı şeker gibi çok zararlı. Kepek ekmeğinin de beyaz unla yapılan ekmekten pek farkı yok. Ekmek olarak tam buğday ekmeği az miktarda tüketilebilir.

Kefir dünyanın en büyük buluşu. Kansere, sinir sistemine, alerjik hastalıklara karşı koruyor. Kefiri taze sütle ya da günlük pastörize sütle mayalamak lazım. Sağlığına önem verenlere günde 1-2 bardak kefir içmelerini öneriyorum.

Et olarak sadece kuzuyu tercih edin. Çünkü kuzuyla çok oynanmıyor. Tavuklar da artık faydasız hale geldi. Tavuk yerine hindi tüketebilirsiniz.

Her gün yumurta, peynir, kefir ve kefirle mayalanmış ev yoğurdu, az miktarda tereyağı ve zeytinyağı, patates hariç tüm sebzeleri tüketmekte fayda var. Yeşil sebzeler ve filizler, soğan ve sarımsak da vücudu arındırmada çok önemli. Meyvelerden az şekerli olanları ve özellikle böğürtlen ve yabanmersinini tercih edin.

Yemek pişirirken güveç, cam ve toprak kaplar kullanın. Buharda pişirmeyi veya ızgarayı tercih edin. İlle de kızartma yapılacaksa sarımsaklı yoğurtla tüketerek yan etkilerini ortadan kaldırmak lazım.

Kebabı az ekmekle, şalgam ve yeşillikle tüketirseniz zararı daha az olur.

Baharatlar birçok gıda takviyesinden daha iyi. Mesela köri ve zerdeçal mutlaka kullanılmalı. Üzüm çekirdeği ekstresinin de göz damarlarını ve kılcal damarları koruma özelliğiyle gıda takviyesinde özel bir yeri var.

Küçük balıklar daha az ağır metal topluyor. Bu nedenle küçük balıkları ve omega 3 bakımından zengin olan sardalye, somon, uskumru ve alabalığı yiyebilirsiniz.

Belirtileri ciddiye almamak MS teşhisini güçleştiriyor

BİR sinir sistemi hastalığı olan Multipl Skleroz (MS) sinirleri koruyan ve sinirsel iletimi sağlayan miyelin kılıfının zarar görmesiyle ortaya çıkıyor. Bu hastalıkta vücut kendi dokularını yabancı gibi algılayarak zarar vermeye başlıyor. MS’li hastaların çoğu 20 ile 40 yaş arasında. Son yıllarda çocuklarda görülme sıklığı artmış durumda. MS, kadınlarda 2- 3 kat fazla görülüyor ve Türkiye’de yaklaşık 40 bin MS hastası bulunuyor.

Hastalığın belirtileri arasında ise uyuşma, karıncalanma, ağrı, yanma ve kaşıntı, görme bulanıklığı, göz ağrısı, çift görme, baş dönmesi, yürüme ve denge bozuklukları, titreme, eklem tutulması, yorgunluk, felçler, idrar ve dışkı kaçırma, sürekli huy değişiklikleri, depresyon, manik davranışlar görülüyor. MS bulguları başlangıçta sinsi olabiliyor ve keçelenme ve uyuşma gibi bulgular vesvese olarak kabul edilebiliyor, bu nedenle kesin tanı konulması uzun zaman alabiliyor.

Vücuda toksinlerin girmesinin nedeni şekerli ve unlu gıdalar

Gerek ağır metaller, ozon tabakasının delinmesi ve rafine un, şekerin tüketiminin artması gerekse omega 6 bakımından zengin ayçiçeği, mısırözü, margarin gibi ürünlerin kullanılması insanların sağlıksız bir ortamda yaşamasına neden oluyor. MS’de yaş ortalaması gittikçe düşüyor ve hastalık çok daha sık görülüyor. Çünkü MS’i oluşturan sebepler gün geçtikçe artıyor. MS’in oluşumunda birinci sebep bağırsak florasının bozulması. Sindirim sistemimizde probiyotikler asker gibi toksinleri, sindirilmemiş proteinleri, zararlı maddeleri hatta kanser hücrelerini içeri sokmuyor. Ancak şekerli, unlu gıdalar, ağır metaller, antibiyotikler bağırsak geçirgenliğini artırıyor. Böyle olunca bağırsaktan içeriye sindirilmemiş gıdalar ve toksinler giriyor. Vücut ürettiği antikorlarla kendi beynini vuruyor. Yaptığımız tedavide bunları ortadan kaldırmaya çalıştık. ABD’de bizimkine benzer bir tedavi olarak Schwank Diyeti var. Bir sene kadar et ve sindirimi zor gıdaları yasaklayıp sebze türü gıdaları veriyorlar. Akupunktur yapıyorlar ki; akupunktur doğru yapıldığı zaman bünyeyi kuvvetlendiriyor. Bir de doğal takviyeler veriyorlar. İngiltere’de ise hiperbarik oksijen tedavisi ve diyet bir arada kullanılıyor.

Güneş kremi D vitaminini engelliyor

YARDIM ettiğimiz hastalarda öncelikle rafine un, şeker ve tatlı gıdaları kaldırdık. Bünyeyi güçlendiren özel gıdaları listeye ekledik. Birçoğunda D vitamini eksikliği var. Aslında güneşlenmeyi bilmiyoruz. Tatile gittiğimizde kısa zamanda uzun süre güneşte kalıyoruz ama koruyucu kullanıyoruz. Bunlar bizim D vitamini almamızı engelliyor. Aslında yazın saat 11.00-14.00 dışında düzenli güneşe çkmak birçok hastalığa karşı güçlen-memizi sağlar. Biz de D vitamini veri-yoruz. Omega 6’yı ayçiçeği, margarin ve diğer gıdalardan çok fazla alıyoruz. Omega 3’ü sadece balık ve birazcık da semizotundan aldığımız için vücut dengemiz bozuluyor.

DEVAMINI OKU >> Beslenme