<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>AYVALIK</title>
	<atom:link href="http://www.ayvalik-place.com/Index.php?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ayvalik-place.com</link>
	<description>Ayvalık Hakkında Ön Bilgiler</description>
	<lastBuildDate>Sun, 22 Aug 2010 14:49:59 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kaplumbağa hızında: CUNDA</title>
		<link>http://www.ayvalik-place.com/?p=1045</link>
		<comments>http://www.ayvalik-place.com/?p=1045#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 14:48:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sebo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında AYVALIK]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[Cunda]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Memleket]]></category>
		<category><![CDATA[Taşkahve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ayvalik-place.com/?p=1045</guid>
		<description><![CDATA[

Hayatın daha fazla para kazanınca, daha hırslanınca, daha pahalı bir arabaya sahip olunca, daha büyük evlerde yaşayınca, 90-60-90 olunca, kendini çok önemli sanınca, daha çok tüketip daha çok çalışınca, “o ayakkabı”yı alınca, o kadınla/adamla beraber olunca daha güzel olduğunu sananları silkeler burası. Hande Köseoğlu yazdı.. Güzel bir yazı
Burada hayat yavaş akar.
Kimsenin acelesi yoktur.
Trafik yoktur. 13.00’teki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><br />
<a rel="lightbox2" href="http://www.ayvalik-place.com/wp-content/uploads/2010/08/TasKahve_icinden.jpg" rel="lightbox[1045]"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1046" title="TasKahve_icinden" src="http://www.ayvalik-place.com/wp-content/uploads/2010/08/TasKahve_icinden-150x150.jpg" alt="TasKahve_icinden" width="90" height="90" /></a></strong></p>
<p><strong></strong>Hayatın daha fazla para kazanınca, daha hırslanınca, daha pahalı bir arabaya sahip olunca, daha büyük evlerde yaşayınca, 90-60-90 olunca, kendini çok önemli sanınca, daha çok tüketip daha çok çalışınca, “o ayakkabı”yı alınca, o kadınla/adamla beraber olunca daha güzel olduğunu sananları silkeler burası. <strong>Hande Köseoğlu</strong> yazdı.. Güzel bir yazı<br />
Burada hayat yavaş akar.</p>
<p>Kimsenin acelesi yoktur.</p>
<p>Trafik yoktur. 13.00’teki randevun için evden 12.55’te çıkarsın.</p>
<p>Sinirli insanlar yoktur. Gülümseyen insanlar vardır.</p>
<p>Telaşlı insanlar yoktur. Sakin insanlar vardır.</p>
<p>Hırslı insanlar yoktur. Yetinen insanlar vardır.</p>
<p>Pazarda dolaşırken, hiçbir şey almadan karnını doyurabilirsin burada. Herkes ikram eder malından, geri çevirirsen de darılır. Bademciden badem yersin, kirazcı eline tutuşturur, peynirci senin için kestiği dilimle peşinden koşar “Almasan da tat” diye…</p>
<p>Burada üç öğün ot vardır, bildiğin ot. Ottan mücver yaparlar, ottan börek yaparlar, üzerine yoğurt döküp sıcak yemek yaparlar. Kırmızı biberin içine peynir doldurup dolma yaparlar. Senin kahvaltıda yediğin lor peynirinin üzerine vişne reçeli dökerler, olur sana tatlı. Burada her yiyeceğin kullanım alanı geniştir. Tek sınır hayal gücüdür.</p>
<p>Burada el yakan hesaplar yoktur, seçmesini bilmek vardır. Eh, o da zamanla. Turist gider “duyduğu” yere, buralı gider “bildiği” yere. Ayaküstü 20 liraya iki kişi tıka basa doymak vardır. Hem de otun da, balığın da en tazesiyle.</p>
<p>“Ayna” vardır burada, yeme-içme-oturma yeri. Ev yapımı likörler, zeytinyağlılar, uçuşan turkuaz perdeler, ahşap masalar, taze çiçek kokusu çağırır. Bir limonata isteyip saatlerce oturabilirsin, kimse bir şey demez. Etrafında dolanmaz. “Masa dolacak” demez. Bu küçük cennetin sahibi, İstanbul’dan arınmış, yeni bir hayat kurmuş anne kıza imrenerek bakarsın, iç geçirerek. Belki de bu yüzden “Ayna”dır adı, senin hayalini sana yansıttıkları için.</p>
<h2>CUNDA Cunda</h2>
<p>Burada öyle çantana sarılıp oturmazsın. Çantanı, eşyalarını pastaneye emanet edip çarşı pazar gezmeye de gidebilirsin pekala. Bankamatikten para çekerken, çantanı arkandaki bankta bırakıp işini görebilirsin de hatta.</p>
<p>Taş Kahve’de Mehmet Abi siz istemeden kahve getirir, canı öyle istedi diye. Peynirin, salatan eksik mi geldi gözüne? Söyle hemen getirirler, hesaba eklemeden. Ya da “Balığın tadı biraz acı geldi” de laf arasında, almaz parasını. Kurabiye mi alıyorsun? Yolluk verirler bir de yanına, yiye yiye gez diye. Burada gönülle yapılır her şey.</p>
<p>Hayat küçüktür burada. Marka filan bilmezler. Herkes ya Kordon’dan alır kıyafetini ya da Garaj’dan. ABD’ye gelinlik provasına gitmezler. Düğün zamanları uğradıkları en pahalı mağazaları “SOYKARA” da gece elbisesi 80 lira. Kimse kimseyle yarışmaz, istediklerini giyer, yer, içerler. Kimse kimseyi süzmez çünkü. İstanbullular dışında.</p>
<p>Sokaklar egzost değil, sakız kokar burada. Sahil boyu sıra sıra, itiş kakış kafeler de yoktur. Onun yerine Konfor, İstikbal, Leyla Güzellik Salonu, Mahmutpaşalı Ayakkabıcısı gibi yerler vardır, denize sıfır. O kadar çoktur deniz çünkü. Öbür türlüsünü de bilmezler zaten. Sen şimdi kalkıp Pazar günleri 15 cm deniz göreceksin diye saatlerce Hisarüstü yollarında perişan olup, üstüne kazıklanıp buna da “Pazar keyfi” dediğini anlatsan, gülerler.</p>
<p>Kavga yoktur burada, bir futbol maçı ya da merdiven önünde kadın erkek taze bakla ayıklayacak olmak yeter hepsini buluşturmaya.</p>
<p>Burada dolmuşlar illa dolunca kalkmaz, şoför beklemekten sıkılınca kalkar. Dolmuş şoförleri “Kim vermedi parasını?!” diye kükremez, “Bozuk yoksa sonra verirsin” der, bir daha görüp görmeyeceğini bilmeden. İnerken “Güle güleyiiin!” diye uğurlar bir de.</p>
<p>Burada Baykal’ın kasetini, iktidar kavgasını, en son mekanları, filmleri bilmezler. Sizin o şaşaalı gündeminiz bir hiçtir burada, onların gündemine uyarsın. Kiraz ne kadar olmuş, deniz bu yaz soğukmuş, rüzgar kalmış, deniz direklemiş, papalina bu sene azmış… Hem de o kadar çabuk uyarsın ki bu kaplumbağa hızında hayata, kendine şaşarsın.</p>
<p>Gel gör ki, sen ne kadar kaynaşmaya çalışırsan çalış, iki günde oralı olmaya alış, her halinle İstanbulluğunu belli edersin. Anlarlar. Tuz isteyişinden anlarlar, parayı uzatışından anlarlar, kılığından kıyafetinden anlarlar, bakışından anlarlar, yorgunluğundan anlarlar, kaprisinden anlarlar ve sorarlar: “Memleket nere?”</p>
<p>“İstanbul” dersin, “Olsun!” derler. Senden önce üzülürler sana.</p>
<p>Hayatın daha fazla para kazanınca, daha hırslanınca, daha pahalı bir arabaya sahip olunca, daha büyük evlerde yaşayınca, terfi edince, 90-60-90 olunca, herkesten daha hızlı koşunca, kendini çok önemli sanınca, daha çok tüketip daha çok çalışınca, “o ayakkabı”yı alınca, o kadınla/adamla beraber olunca daha güzel olduğunu sananları silkeler burası.</p>
<p>Sadece bir “Olsun!”la</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ayvalik-place.com/?feed=rss2&amp;p=1045</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Balık &#8211; Ayvalık</title>
		<link>http://www.ayvalik-place.com/?p=1042</link>
		<comments>http://www.ayvalik-place.com/?p=1042#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Aug 2010 14:00:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sebo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında AYVALIK]]></category>
		<category><![CDATA[DOĞA]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[Balıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[Çaca balığı]]></category>
		<category><![CDATA[Fangiri]]></category>
		<category><![CDATA[Kefal]]></category>
		<category><![CDATA[Lüfer]]></category>
		<category><![CDATA[Papalina]]></category>
		<category><![CDATA[Taze]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ayvalik-place.com/?p=1042</guid>
		<description><![CDATA[Balığın değerini bilen cennet: Ayvalık
 
SUAT SALGIN
Yeni Asır
Balık; insan sağlığı ve gelişmesi için çok önemli bir besin, ekonomik değeri yüksek bir ürün olmanın yanı sıra, başlıbaşına bir kültür, bir yaşam biçimi&#8230; Ülkemizde balık kültürünün önemli duraklarından biri olan Ayvalık&#8217;ın özgün mutfağında da balık, sofranın baş tacı. Dağlarda, bayırlarda yetişen pek çok otu haşlayarak, tabiatın mucizesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="color: #0000ff;"><strong>Balığın değerini bilen cennet: Ayvalık</strong></span></h1>
<p><strong> </strong></p>
<p>SUAT SALGIN</p>
<p>Yeni Asır</p>
<p><a rel="lightbox2" href="http://www.ayvalik-place.com/wp-content/uploads/2010/08/kayiklar.jpg" rel="lightbox[1042]"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1043" title="kayiklar" src="http://www.ayvalik-place.com/wp-content/uploads/2010/08/kayiklar-150x150.jpg" alt="kayiklar" width="90" height="90" /></a>Balık; insan sağlığı ve gelişmesi için çok önemli bir besin, ekonomik değeri yüksek bir ürün olmanın yanı sıra, başlıbaşına bir kültür, bir yaşam biçimi&#8230; Ülkemizde balık kültürünün önemli duraklarından biri olan Ayvalık&#8217;ın özgün mutfağında da balık, sofranın baş tacı. Dağlarda, bayırlarda yetişen pek çok otu haşlayarak, tabiatın mucizesi zeytinyağı ile tüketen yörenin yerli halkın asla vazgeçemediği temel gıdalardan biri kuşkusuz balık ve deniz ürünleri. Müdavimlerine göre cennetin dünyadaki adı Ayvalık&#8217;ta &#8216;Rakı-Balık-Ayvalık&#8217; üçlemesinin yörenin en bildik sloganlarından biri haline dönüşmesi elbette ki boşuna değil.<br />
Bu yüzden de, üç tarafı denizle çevrili ilçenin mutfak kültüründe, zeytinyağlı yemekler kadar balık türevlerinden oluşan menü zenginliğinin sırrı da, Ege&#8217;nin bereketli sularına kıyısının olmasından geçiyor.<br />
Ayvalık&#8217;ın yerli halkının uzun yaşama sebebinin belki de en önemli sırlarından biri balık&#8230; Ayvalık halkının yüzde 25&#8242;i, Cunda&#8217;nın ise yüzde 75&#8242;i balıkçılıkla sağlıyor geçimini&#8230; Bölgede yüzyıllardır çoluğunun çocuğunun nafakasını denizden çıkarmaya çalışan balıkçıların dört mevsim boyunca ağlarına takılan balıklar, ilçede en önemli besin maddesi olarak halkın vazgeçilmez yaşam kaynadığı konumunda. Hal böyle olunca da, yöredeki balıkçılar hava şartları elverdiği ölçüde balığa çıkmadan dönmüyorlar karaya&#8230; Kimi oltasıyla bekliyor, kimi ağını atıp, sandalında rakısını yudumlayarak bekliyor balıkları&#8230;</p>
<p><strong>FANGİRİ, LÜFER, KEFAL&#8230; </strong><br />
Liman içinde balık tutma yasağı var. Ancak balık yoğunluğu daha çok dış denizlerde. Ayvalık denizinde yakalanan balıkların tadı yine farklı ve güzel. Genelde bölgede çipura, levrek, karagöz, sinarit, uskumru, fangiri, lüfer, kefal, sardalya, gopez, sargoz, turna, istavrit, ahtapot, kalamar sık rastlananlardan. Bu balıklar, ağ balıkları olarak nitelendiriliyor. Oltayla tutulanları ise mercan, fangiri, sinarit, karagöz&#8230; Tabii adaya giderseniz vazgeçilmez balık türüdür papalina. Hamsiden biraz küçük ve kılçıkları ile daha lezzetlidir. Yani ırıp balığıdır. Irıp balıkların üreme zamanı 3 ay olduğundan Nisan ayından itibaren 3 ay süresince bu balıkları avlama yasağı vardır.</p>
<p><strong>ÇAÇA BALIĞI!</strong><br />
Çaça balığı olarak da bilinen Sardalya&#8217;nın yavrusu Papalina&#8217;nın, genellikle meze olarak tüketilen ızgarası ve zeytinyağında unla yapılan kızartması da Ayvalık&#8217;ın önemli yemekleri arasında sayılıyor. Deniz kıyısında olması nedeniyle deniz ürünlerinden yapılan mezelerin zeytinyağıyla servis edilmesinin görsel güzelliğinin yanı sıra damaklarda bıraktığı inanılmaz tadlar Ayvalık mutfağını eşsiz kılan unsurlardan biri olarak sayılıyor. Ayvalık yılda 760.000 kg kadar çeşitli balıkların dış satımını yapıyor. Bu sayı midye türlerinde 130 ton, ahtapotta ise 9 ton civarında</p>
<p><strong>TÜKETİM ÇOK YÜKSEK </strong><br />
Üç tarafı denizlerle çevrili olan, dünyanın en lezzetli balıklarını bu denizlerde barındıran Türkiye&#8217;de kişi başına balık tüketimi ne yazık ki hiçbir denize kıyıcı olmayan Avrupa ülkelerinin bile gerisindeyken, Ayvalık&#8217;ta balık tüketimi inanılmaz yüksek bir seviyede. Günlük taze balıkların tezgahları süslediği ve kısa sürede tükendiği Ayvalık Balık halinde, kış aylarında satışlar durağanlaşsa bile, özelikle yaz sezonunda inanılmaz oranlara çıkıyor.<br />
Eski balık halinin Cumhuriyet Meydanına çok yakın bir noktada olması ve lodos havalarda ayıklanan çiğ balıkların yaydığı koku nedeniyle, eskisini yıkıp, yenisini Marinanın yanına inşa eden Ayvalık Belediyesi, kenti modern görümlü yepyeni bir balık haline kavuşturdu.<br />
Hala eksikliklerin olduğu balık halinde satış yapan balıkçılar çoğu zaman şikayetçi olsalar da, eksiklikler tamamlandıkça yeni balık halinden vazgeçemeyecekleri de yadsınmaz bir gerçek.</p>
<p><strong>Her daim taze </strong><br />
Turizm sezonunun en hareketli olduğu bugünlerde balık hali esnafı da turizmin bereketinden nasibini alıyor. Her gün tekne balıkçılarının sandallarıyla avlanarak, tutukları taze balıkları balık haline getirip, burada bulunan balıkçı esnafına satması nedeniyle Ayvalık Balık Hali&#8217;nde her daim taze balık bulabilmek mümkün. Balık kültürünün en zengin coğrafyası olan Ayvalık&#8217;ta restoranların vitrininde canlıymış gibi müşterisini bekleyen taptaze balıkların sırrı da bu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ayvalik-place.com/?feed=rss2&amp;p=1042</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TEKNE TURLARI</title>
		<link>http://www.ayvalik-place.com/?p=1038</link>
		<comments>http://www.ayvalik-place.com/?p=1038#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 15:18:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sebo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında AYVALIK]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[kumsal]]></category>
		<category><![CDATA[plaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sarimsakli]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ayvalik-place.com/?p=1038</guid>
		<description><![CDATA[Sarmısaklı&#8217;da tekne TURLARI
15 Temmuz 2010
Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde son yılların en gözde tatil alternatiflerinden olan Tekne ile adalar turu tutkunluğu Sarımsaklı’ya da sıçradı

SUAT  SALGIN
 
TURKHABERLER BALIKESİR- Her gün yüzlerce vatandaşın Ayvalık’ın eşsiz adalarını gezip, akvaryum gibi koylarında yüzerek tatillerine yeni bir soluk kazandıran tekne turları artık Ayvalık’a bağlı Küçükköy Beldesinde de artmaya başladı.
Tekneler ile ada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="color: #ff0000;">Sarmısaklı&#8217;da tekne TURLARI</span></h1>
<p style="text-align: center;">15 Temmuz 2010<br />
Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde son yılların en gözde tatil alternatiflerinden olan Tekne ile adalar turu tutkunluğu Sarımsaklı’ya da sıçradı<br />
<a href="http://www.ayvalik-place.com/wp-content/uploads/2010/07/084tekne.jpg" rel="lightbox[1038]"><img class="size-thumbnail wp-image-1039 aligncenter" title="084tekne" src="http://www.ayvalik-place.com/wp-content/uploads/2010/07/084tekne-150x150.jpg" alt="084tekne" width="150" height="150" /></a></p>
<p><strong>SUAT  SALGIN</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>TURKHABERLER BALIKESİR- </strong>Her gün yüzlerce vatandaşın Ayvalık’ın eşsiz adalarını gezip, akvaryum gibi koylarında yüzerek tatillerine yeni bir soluk kazandıran tekne turları artık Ayvalık’a bağlı Küçükköy Beldesinde de artmaya başladı.</p>
<p>Tekneler ile ada turları keyfinin tadan konuklar bol bol balık, salata ve karpuz yiyerek, teknelerde bulunan piyanistlerin müzikleriyle eğlenceli ve coşkulu bir gün geçiriyorlar.</p>
<p>Bir yılın yorgunluğunu tatilde atmaya çalışan yerli ve yabancı turistler denizi, kumu, güneşi ve havasıyla ünlü Sarımsaklı’da tatillerini gönüllerince eğlenerek geçiriyorlar.</p>
<p>Ayvalık’ta ki gezi teknelerinden sonra Sarımsaklı plajlarında da faaliyete geçen üç tekne günde ortalama 600 misafirini adaları dolaştırarak, Sarımsaklı turizmine hizmet veriyorlar.</p>
<p>Tekne sahipleri, tatile gelen vatandaşları 20 TL bilet ile 9 saat boyunca deniz turu yaptırdıklarını kaydederek, “Misafirlerimize öğle yemeği olarak bol balık, salata ve karpuz ikramında bulunuyoruz. Deniz içinde adalarda onların tertemiz sularda serinlemelerini sağlıyoruz. Teknelerimizde canlı müzik yapan sanatçılarımızla onların streslerini atıyoruz” diye konuştular.</p>
<p>Gezilerden dönen vatandaşlar da vatandaşlar da, “20 TL karşılığında güzel bir gün geçiriyoruz. Bol bol balık yiyor ve gönlümüzce eğleniyor, güzel bir gün geçiriyoruz. Bol bol stres attığımız bir günü bizlere geçirten tekne sahiplerinein kaliteli hizmet anlayışı ve adeta bizleri bir konuk olarak kabul eden tutumlarından dolayı kendilerine teşekkür ediyoruz” diye konuştular.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ayvalik-place.com/?feed=rss2&amp;p=1038</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayvalıkta Dalış</title>
		<link>http://www.ayvalik-place.com/?p=1036</link>
		<comments>http://www.ayvalik-place.com/?p=1036#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 May 2010 13:12:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sebo</dc:creator>
				<category><![CDATA[AYVALIK'TAN HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Basında AYVALIK]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Adalar]]></category>
		<category><![CDATA[Alibey Adası]]></category>
		<category><![CDATA[Ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[Cunda]]></category>
		<category><![CDATA[Mercan]]></category>
		<category><![CDATA[Turizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ayvalik-place.com/?p=1036</guid>
		<description><![CDATA[Ayvalık Dalış&#8217;a Geçiyor
Ayvalık, Sahip Olduğu Su Altı Güzellikleriyle de Öne Çıkıyor.
DOĞAL dokusu, tarihi miras ve mavi bayraklı plajlarıyla Ege turizminin yükselen yıldızı konumunda bulunan Ayvalık, sahip olduğu su altı güzellikleriyle de öne çıkıyor. Ayvalık kıyıları zengin su altı faunası, keşfedilmeyi bekleyen batık ve kızıl mercanlarıyla &#8221;Su altı kaşifleri&#8217;nin ilgi gösterdiği yerlerin başında geliyor. Üç dalış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="color: #ff0000;"><strong>Ayvalık Dalış&#8217;a Geçiyor</strong></span></h1>
<p><strong>Ayvalık, Sahip Olduğu Su Altı Güzellikleriyle de Öne Çıkıyor.</strong></p>
<p>DOĞAL dokusu, tarihi miras ve mavi bayraklı plajlarıyla Ege <strong>turizminin</strong> yükselen yıldızı konumunda bulunan Ayvalık, sahip olduğu su altı güzellikleriyle de öne çıkıyor. <a title="Ayvalık Haberleri" href="http://www.haberler.com/ayvalik/">Ayvalık</a> kıyıları zengin su altı faunası, keşfedilmeyi bekleyen batık ve kızıl mercanlarıyla &#8221;Su altı kaşifleri&#8217;nin ilgi gösterdiği yerlerin başında geliyor. Üç dalış merkezinin bulunduğu ilçede, eşsiz dalış olanaklarıyla da dikkati çekiyor. Güneş Adası, Yuvarlak Ada ve Kerbela Taşları&#8217;nın belli başlı dalış noktaları arasında yer aldığı Ayvalık, sahip olduğu kırmızı mercanlarla da ayrıcalıklı bir konumda bulunuyor.</p>
<p><strong>24 ADA VE 60 DALIŞ NOKTASINA SAHİP</strong></p>
<p>Dünyada sadece İtalya&#8217;nın Portofino kentiyle birlikte kırmızı mercanlara ev sahipliği yapan, 24 ada, 60 dalış noktasıyla yurt içi ve yurt dışından çok sayıda dalış meraklısını ağırlayan <a title="Balıkesir Haberleri" href="http://www.haberler.com/balikesir/">Balıkesir</a>&#8216;in <a title="Ayvalık Haberleri" href="http://www.haberler.com/ayvalik/">Ayvalık</a> ilçesinde, 2010 sezonu açıldı. İki dalış merkezinin faaliyet gösterdiği ilçede, sezonun ilk dalışının, 20 kişilik bir ekip tarafından gerçekleştirildiği bildirildi. Bir dalış merkezinin sahibi ve Dalış eğitmeni Kemal Çalışkan, su altı güzellikleriyle dikkatleri üzerinde toplayan ilçede, bu yıl dalış turizminde hedeflerinin büyük olduğunu söyledi. 24 ada ve 60 dalış noktasına sahip <a title="Ayvalık Haberleri" href="http://www.haberler.com/ayvalik/">Ayvalık</a>&#8216;ta haftanın 7 günü dalış yapılabildiğini belirten Çalışkan, dalış meraklılarına uluslar arası sertifikalara sahip eğitmenleriyle sezon boyunca eğitim verdiklerini kaydetti.</p>
<p><strong>SU ALTINDAKİ RENKLİ DÜNYA MERAKLILARINI BEKLİYOR </strong></p>
<p>Hayatlarında ilk kez dalış yapanların, su altını belgesellerde izledikleri gibi hayal ettiklerini, ancak bizzat yaşamanın daha farklı bir duygu olduğunu söylediklerini ifade eden Çalışkan, &#8221;2009 sezonu için çok iyi bir tanıtım kampanyası yaptık. Ağırlıkla yurt dışından olmak üzere pek çok dalgıç ve dalış meraklısını buraya bekliyoruz. Ayvalık&#8217;ın Türkiye dalış alanında olması gereken yerde bulunması için elimizden geleni yapacağız&#8217; dedi. Çalışkan, geçen yıl sadece kendi dalış merkezleri kanalıyla 4 bin civarında kişiye dalış yaptırıldığını, bu rakamı yeni sezonda 3-4 katına çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.</p>
<p>Ayvalık&#8217;a dalış için gelen Ergin Bezerci, Ayvalık&#8217;ı seçmesinin su altı canlılarının çok yoğun olmasından kaynaklandığını ifade ederek, &#8221;Su altı sporlarına merak salanlara kesinlikle Ayvalık&#8217;ı tavsiye ederim. Türkiye&#8217;de su altı canlısı bakımından en canlı bölgelerinden biri ve senelerdir de kaybolmayan bir canlılığa sahip&#8217; dedi. Can Özalp, &#8221;Ayvalık&#8217;a ilk kez geliyorum. Buraya dalış için gelmemin nedeni kırmızı mercanları görmek ve fotoğraflamaktı. Bu arzumu yerine getirdim. Bundan sonra sık sık geleceğim&#8217; dedi. Nilgün Yıldız da zaman zaman Ayvalık&#8217;a dalışa geldiklerini belirtti, &#8221;Ayvalık&#8217;ı tercih etmemin nedeni, havası, denizi, dip yapısı ve <strong>doğal</strong> güzellikleri&#8217; diye konuştu.</p>
<p><strong>KIRMIZI MERCANLARIYLA ÜNLÜ </strong></p>
<p><a title="Ayvalık Haberleri" href="http://www.haberler.com/ayvalik/">Ayvalık</a>&#8216;ın su altı zenginliklerinin en önemlilerinden birisi olarak kırmızı mercanlar gösteriliyor. Dalış eğitmeni Kemal Çalışkan, kırmızı mercanlar hakkında şu bilgileri verdi: &#8221;Kırmızı mercan dediğimiz aslında Gorgonia denilen güzel hayvanların oluşturduğu bir orman. Bunlara <strong>herkes</strong> &#8216;bitki&#8217; diyor, ama gerçekte canlı bir varlık. Sularının temizliği, plankton dereceleri, ısısı ve akıntıların bol olması nedeniyle kızıl mercanlar Ayvalık&#8217;ı mesken tuttu. Bu mercanlar, ülkemizde sadece Ayvalık&#8217;ta bulunuyor. Bunun dışında aynı türden mercanlar, İtalya&#8217;nın Portofino kenti açıklarında var. Yabancıların ilgisi tabii ki bizim bu mercanları dünyaya tanıtmamızla başladı. Ayvalık&#8217;ın, bu tür mercanlara ev sahipliği yaparak Kızıldeniz&#8217;e rakip olduğunu anlattık. Bunu fotoğraflarımızla, video görüntülerimizle ispatladık. Bunun sonucunda, Avrupa&#8217;nın en önemli dergileri Ayvalık&#8217;ı haber yaptı. Böylece, yurt içinden ve yurt dışından dalgıçlar, mercanları görmek için Ayvalık&#8217;a gelmeye başladı.&#8217; (Doğan Haber Ajansı) 20.05.2010 12:10 [2062973]</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ayvalik-place.com/?feed=rss2&amp;p=1036</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AYVALIK TOSTU</title>
		<link>http://www.ayvalik-place.com/?p=1034</link>
		<comments>http://www.ayvalik-place.com/?p=1034#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 13:51:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sebo</dc:creator>
				<category><![CDATA[AYVALIK'TAN HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Basında AYVALIK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ayvalik-place.com/?p=1034</guid>
		<description><![CDATA[Ayvalık tostu Almanya`da da meşhur oldu
BALIKESİR(CİHAN)- Balıkesir`in Ayvalık ilçesinin meşhur kaşarlı tostu, artık Almanların damak tadına da hitap ediyor. Tatil için ilçeye gelen Lothar Schebesta isimli bir Alman, Türk yemeklerini araştırırken tanıdığı Ayvalık tostunu, Düsseldof`taki k…
 
BALIKESİR(CİHAN)-
Balıkesir`in Ayvalık ilçesinin meşhur kaşarlı tostu, artık Almanların damak tadına da hitap ediyor. Tatil için ilçeye gelen Lothar Schebesta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="color: #ff0000;"><strong>Ayvalık tostu Almanya`da da meşhur oldu</strong></span></h1>
<p><strong>BALIKESİR(CİHAN)- Balıkesir`in Ayvalık ilçesinin meşhur kaşarlı tostu, artık Almanların damak tadına da hitap ediyor. Tatil için ilçeye gelen Lothar Schebesta isimli bir Alman, Türk yemeklerini araştırırken tanıdığı Ayvalık tostunu, Düsseldof`taki k…</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>BALIKESİR(CİHAN)-</p>
<p>Balıkesir`in Ayvalık ilçesinin meşhur kaşarlı tostu, artık Almanların damak tadına da hitap ediyor. <a href="http://www.tumgazeteler.com/haberleri/tatil/">Tatil</a> için ilçeye gelen Lothar Schebesta isimli bir Alman, Türk yemeklerini araştırırken tanıdığı Ayvalık tostunu, Düsseldof`taki kafeteryasında satmaya başladı.</p>
<p>Schebesta, mal aldığı toptancının Ayvalık`tan bahsetmesi üzerine gezip görmek için ailesiyle birlikte Türkiye`ye geldi. Ayvalık`a hayran olan ve Fethiye Mahallesi`nde bir de ev satın alan Schebesta, müşterilerine Türk lezzetlerini de sunmak amacıyla araştırmalar yaptı. Bu sırada Ayvalık tostunu da tadan Schebesta, çok beğenince kendisi de satmaya karar verdi. İki yıldan beri de Ayvalık`tan kargoyla aldığı ekmekle tost yapan Alman işletmeci, günde ortalama 250 tane satıyor. Alman basını da bu girişime ilgi gösterdi. Bild Zeitung gazetesi, sayfalarında Ayvalık tostu ve Schebesta ailesine yer vererek okuyucularına duyurdu.</p>
<p>Lothar Schebesta, kafeteryasında Türkiye`dekine benzer şekilde canlı müzik eşliğinde Türk âdet ve damak tatlarına uygun bir konsept uygulayacağını belirtiyor. Eşi Loura Scehebesta ise Ayvalık`ta devamlı kalmak ve Türkler gibi yaşamak istediğini söylüyor. (CİHAN)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ayvalik-place.com/?feed=rss2&amp;p=1034</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beslenme</title>
		<link>http://www.ayvalik-place.com/?p=1031</link>
		<comments>http://www.ayvalik-place.com/?p=1031#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 11:16:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sebo</dc:creator>
				<category><![CDATA[MULTIPL SKLEROZ (MS)]]></category>
		<category><![CDATA[Ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[Cunda]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Emin Mindan]]></category>
		<category><![CDATA[Kefir]]></category>
		<category><![CDATA[Köri]]></category>
		<category><![CDATA[sinirsistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Zerdeçal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ayvalik-place.com/?p=1031</guid>
		<description><![CDATA[Cebrail Temel
12 Mart, 2010 (Facebook)
MS hastalığını tedavi eden hekim olarak tanınan Dr. Emin Mindan birçok ölümcül hastalığın nedeni olarak yanlış beslenmeyi görüyor. Dr. Mindan doğru beslenmeye dair her şeyi star Pazar’a anlattı
Türkiye, Dr. Emin Mindan’ı beynin görme, konuşma, yürüme gibi fonksiyonlar üzerindeki kontrol kabiliyetini bozan MS hastalığını tedavi eden doktor olarak tanıdı. Uzmanlığı çocuk hekimliği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Cebrail Temel</strong></h1>
<p><strong>12 Mart, 2010 (Facebook)</strong></p>
<p>MS hastalığını tedavi eden hekim olarak tanınan Dr. Emin Mindan birçok ölümcül hastalığın nedeni olarak yanlış beslenmeyi görüyor. Dr. Mindan doğru beslenmeye dair her şeyi star Pazar’a anlattı</p>
<p>Türkiye, Dr. Emin Mindan’ı beynin görme, konuşma, yürüme gibi fonksiyonlar üzerindeki kontrol kabiliyetini bozan MS hastalığını tedavi eden doktor olarak tanıdı. Uzmanlığı çocuk hekimliği olan Mindan ‘Çocuklar nasıl daha az hastalanır’ üzerine yıllardır sürdürdüğü çalışmaları sırasında MS’li hastalarla tanıştı.</p>
<p>MS’in diğer yaygın ve ölümcül birçok hastalık gibi büyük oranda yanlış beslenmeyle ortaya çıktığını tespit eden Mindan, bu hastalar üzerine uygulanan doğru bir beslenme tedavisinin hastalığı gerilettiğini gördü. Ancak Mindan’ın beslenmeyle ilgili tespitleri sadece MS hastalarıyla sınırlı değil. Sağlıklı yaşamak isteyen herkesin Mindan’ın söylediklerini dikkate almasında fayda var. 60 yaşındaki Mindan kendi yaşamında da tavsiye ettiği beslenme şeklini uyguluyor ve son derece sağlıklı bir hayat sürüyor. İşte MS’le savaşta büyük zaferler kazanan Dr. Emin Mindan’ın hem hastalar hem de sağlıklı yaşamak isteyenlere önerileri.</p>
<p>Ağır metallerden arınmanın yolu soğandan geçiyor</p>
<p>HASTALIKLARA sebep olan ağır metalleri aşılarla, saç boyalarıyla, sıkılaştırıcı krem ve rujlarla, egzoz dumanının havaya, meyve ve sebzelere karışmasıyla bir şekilde vücudumuzda biriktiriyoruz. Vücutta ağır metal olup olmadığını bir ilaç vererek idrarda tespit ediyoruz. Saçta ve vücut kılında da tespit edilebiliyor. Ağır metal birikimi vücutta halsizlik, sık sık enfeksiyonlara yakalanma, unutkanlık, yorgunluk, beyinde biriktiği için panik atak ve depresyona yol açabilir. Cem Kınacı adlı bir hekim arkadaşımız ile vücudu ağır metalden arındırmaya çalışıyoruz. Çok ilginç sonuçlarla karşılaştık. Yıllarca afttan kurtulamayan çocuklarda kurşun zehirlenmesi olduğunu gördük. Vücudun bu ağır metallerden arındırılmasına şelasyon diyoruz. Sarımsak, soğan, yeşil gıdalar ve yosunlar ağır metallerin vücuttan atılmasını sağlıyor. Özellikle tek hücreli yosun spirulina, Arapların bitkilerin atası dediği alfalfa, kelp dediğimiz deniz yosunları vücuttan ağır metalleri atan doğal bitkiler&#8230;</p>
<p>Baharat olarak zerdeçalı içecekte kefiri tercih edin</p>
<p>Beyaz ekmek tıpkı şeker gibi çok zararlı. Kepek ekmeğinin de beyaz unla yapılan ekmekten pek farkı yok. Ekmek olarak tam buğday ekmeği az miktarda tüketilebilir.</p>
<p>Kefir dünyanın en büyük buluşu. Kansere, sinir sistemine, alerjik hastalıklara karşı koruyor. Kefiri taze sütle ya da günlük pastörize sütle mayalamak lazım. Sağlığına önem verenlere günde 1-2 bardak kefir içmelerini öneriyorum.</p>
<p>Et olarak sadece kuzuyu tercih edin. Çünkü kuzuyla çok oynanmıyor. Tavuklar da artık faydasız hale geldi. Tavuk yerine hindi tüketebilirsiniz.</p>
<p>Her gün yumurta, peynir, kefir ve kefirle mayalanmış ev yoğurdu, az miktarda tereyağı ve zeytinyağı, patates hariç tüm sebzeleri tüketmekte fayda var. Yeşil sebzeler ve filizler, soğan ve sarımsak da vücudu arındırmada çok önemli. Meyvelerden az şekerli olanları ve özellikle böğürtlen ve yabanmersinini tercih edin.</p>
<p>Yemek pişirirken güveç, cam ve toprak kaplar kullanın. Buharda pişirmeyi veya ızgarayı tercih edin. İlle de kızartma yapılacaksa sarımsaklı yoğurtla tüketerek yan etkilerini ortadan kaldırmak lazım.</p>
<p>Kebabı az ekmekle, şalgam ve yeşillikle tüketirseniz zararı daha az olur.</p>
<p>Baharatlar birçok gıda takviyesinden daha iyi. Mesela köri ve zerdeçal mutlaka kullanılmalı. Üzüm çekirdeği ekstresinin de göz damarlarını ve kılcal damarları koruma özelliğiyle gıda takviyesinde özel bir yeri var.</p>
<p>Küçük balıklar daha az ağır metal topluyor. Bu nedenle küçük balıkları ve omega 3 bakımından zengin olan sardalye, somon, uskumru ve alabalığı yiyebilirsiniz.</p>
<p>Belirtileri ciddiye almamak MS teşhisini güçleştiriyor</p>
<p>BİR sinir sistemi hastalığı olan Multipl Skleroz (MS) sinirleri koruyan ve sinirsel iletimi sağlayan miyelin kılıfının zarar görmesiyle ortaya çıkıyor. Bu hastalıkta vücut kendi dokularını yabancı gibi algılayarak zarar vermeye başlıyor. MS’li hastaların çoğu 20 ile 40 yaş arasında. Son yıllarda çocuklarda görülme sıklığı artmış durumda. MS, kadınlarda 2- 3 kat fazla görülüyor ve Türkiye’de yaklaşık 40 bin MS hastası bulunuyor.</p>
<p>Hastalığın belirtileri arasında ise uyuşma, karıncalanma, ağrı, yanma ve kaşıntı, görme bulanıklığı, göz ağrısı, çift görme, baş dönmesi, yürüme ve denge bozuklukları, titreme, eklem tutulması, yorgunluk, felçler, idrar ve dışkı kaçırma, sürekli huy değişiklikleri, depresyon, manik davranışlar görülüyor. MS bulguları başlangıçta sinsi olabiliyor ve keçelenme ve uyuşma gibi bulgular vesvese olarak kabul edilebiliyor, bu nedenle kesin tanı konulması uzun zaman alabiliyor.</p>
<p>Vücuda toksinlerin girmesinin nedeni şekerli ve unlu gıdalar</p>
<p>Gerek ağır metaller, ozon tabakasının delinmesi ve rafine un, şekerin tüketiminin artması gerekse omega 6 bakımından zengin ayçiçeği, mısırözü, margarin gibi ürünlerin kullanılması insanların sağlıksız bir ortamda yaşamasına neden oluyor. MS’de yaş ortalaması gittikçe düşüyor ve hastalık çok daha sık görülüyor. Çünkü MS’i oluşturan sebepler gün geçtikçe artıyor. MS’in oluşumunda birinci sebep bağırsak florasının bozulması. Sindirim sistemimizde probiyotikler asker gibi toksinleri, sindirilmemiş proteinleri, zararlı maddeleri hatta kanser hücrelerini içeri sokmuyor. Ancak şekerli, unlu gıdalar, ağır metaller, antibiyotikler bağırsak geçirgenliğini artırıyor. Böyle olunca bağırsaktan içeriye sindirilmemiş gıdalar ve toksinler giriyor. Vücut ürettiği antikorlarla kendi beynini vuruyor. Yaptığımız tedavide bunları ortadan kaldırmaya çalıştık. ABD’de bizimkine benzer bir tedavi olarak Schwank Diyeti var. Bir sene kadar et ve sindirimi zor gıdaları yasaklayıp sebze türü gıdaları veriyorlar. Akupunktur yapıyorlar ki; akupunktur doğru yapıldığı zaman bünyeyi kuvvetlendiriyor. Bir de doğal takviyeler veriyorlar. İngiltere’de ise hiperbarik oksijen tedavisi ve diyet bir arada kullanılıyor.</p>
<p>Güneş kremi D vitaminini engelliyor</p>
<p>YARDIM ettiğimiz hastalarda öncelikle rafine un, şeker ve tatlı gıdaları kaldırdık. Bünyeyi güçlendiren özel gıdaları listeye ekledik. Birçoğunda D vitamini eksikliği var. Aslında güneşlenmeyi bilmiyoruz. Tatile gittiğimizde kısa zamanda uzun süre güneşte kalıyoruz ama koruyucu kullanıyoruz. Bunlar bizim D vitamini almamızı engelliyor. Aslında yazın saat 11.00-14.00 dışında düzenli güneşe çkmak birçok hastalığa karşı güçlen-memizi sağlar. Biz de D vitamini veri-yoruz. Omega 6’yı ayçiçeği, margarin ve diğer gıdalardan çok fazla alıyoruz. Omega 3’ü sadece balık ve birazcık da semizotundan aldığımız için vücut dengemiz bozuluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ayvalik-place.com/?feed=rss2&amp;p=1031</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yolunda ölünecek dostlara.</title>
		<link>http://www.ayvalik-place.com/?p=1029</link>
		<comments>http://www.ayvalik-place.com/?p=1029#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 12:33:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sebo</dc:creator>
				<category><![CDATA[MULTIPL SKLEROZ (MS)]]></category>
		<category><![CDATA[Ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[Cunda Adası]]></category>
		<category><![CDATA[dert]]></category>
		<category><![CDATA[gülümseme]]></category>
		<category><![CDATA[Karınca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ayvalik-place.com/?p=1029</guid>
		<description><![CDATA[Cebrail Temel  10 Mart, 2010  Facebook
Karıncaya sormuşlar; &#8221; nereye gidiyorsun?&#8221;, &#8221; dostuma&#8221;, demiş.
&#8221;Bu bacaklarla zor&#8221; demişler.
Karınca; &#8221; olsun, varamasam da yolunda ölürüm&#8221; demiş..
Yolunda ölünecek dostlara&#8230;
Farkında olmayabilirsin ama %100 doğru:
1. Bu dünyada uğrunda ölebileceğin en az iki kişi vardır.
2. En azından 15 kişi öyle ya da böyle seni seviyordur.
3. Herhangi birinin senden nefret edebilmesinin tek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cebrail Temel </strong> 10 Mart, 2010  Facebook</p>
<p>Karıncaya sormuşlar; &#8221; nereye gidiyorsun?&#8221;, &#8221; dostuma&#8221;, demiş.<br />
&#8221;Bu bacaklarla zor&#8221; demişler.<br />
Karınca; &#8221; olsun, varamasam da yolunda ölürüm&#8221; demiş..<br />
Yolunda ölünecek dostlara&#8230;</p>
<p>Farkında olmayabilirsin ama %100 doğru:<br />
1. Bu dünyada uğrunda ölebileceğin en az iki kişi vardır.<br />
2. En azından 15 kişi öyle ya da böyle seni seviyordur.<br />
3. Herhangi birinin senden nefret edebilmesinin tek sebebi, aslında sadece senin gibi olmak istemesidir.<br />
4. Senden gelecek bir gülümseme bazılarına mutluluk getirebilir, o senden hoşlanmasa bile.<br />
5. Her gece, birisi uykuya dalmadan önce seni düşünüyor.<br />
6. Birisi için dünyalara bedelsin.<br />
7. Çok özel ve teksin düşüncesinde ki arkadaşlarını unutma<br />
8. Varlığını bile bilmediğin biri seni seviyor.<br />
9. Hayatındaki en büyük hatayı yaptığın zamanda bile, ondan hayırlı birşey çıkar.<br />
10. Ne zaman dünya sana sırtını dönmüş gibi hissedersen, dön ve bir daha bak. SANMA Kİ DERT SADECE SENDE VAR..<br />
11. Her zaman aldığın iltifatları hatırla. Kaba sözlerin hepsini unut.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ayvalik-place.com/?feed=rss2&amp;p=1029</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kedisi, Delisi..</title>
		<link>http://www.ayvalik-place.com/?p=1026</link>
		<comments>http://www.ayvalik-place.com/?p=1026#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 18:23:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sebo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında AYVALIK]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[Cunda]]></category>
		<category><![CDATA[deli]]></category>
		<category><![CDATA[Kedi]]></category>
		<category><![CDATA[ölü]]></category>
		<category><![CDATA[Şeytan Sofrası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ayvalik-place.com/?p=1026</guid>
		<description><![CDATA[AYVALIĞIN KEDİSİ DELİSİ VE ÖLÜSÜ MEŞHUR DERLER
 
Fatma Cavlu   06.Mart.2010 (facebook)
Ayvalık’a daha önce gidenler mutlaka biliyorlardır ama gitmeyenler için gene de bir özet geçeyim. Ayvalık’ın kedisi, delisi ve ölüsü meşhurmuş. Hadi kedisi, delisi bolmuş da ölüsünü anlamadık diyeceksiniz; başka bir memlekette yaşayan Ayvalıklıların ölümü halinde kasabada herkesin duyması için ilan ve sela verilirmiş, yani dakika [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>AYVALIĞIN KEDİSİ DELİSİ VE ÖLÜSÜ MEŞHUR DERLER</strong></span></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Fatma Cavlu   06.Mart.2010 (facebook)</strong></p>
<p>Ayvalık’a daha önce gidenler mutlaka biliyorlardır ama gitmeyenler için gene de bir özet geçeyim. Ayvalık’ın kedisi, delisi ve ölüsü meşhurmuş. Hadi kedisi, delisi bolmuş da ölüsünü anlamadık diyeceksiniz; başka bir memlekette yaşayan Ayvalıklıların ölümü halinde kasabada herkesin duyması için ilan ve sela verilirmiş, yani dakika başı ölüm ilanı..</p>
<p>Ayvalık tarihi ile ilgili birkaç bilgiyi de aktaralım. Birinci Dünya Savaşı’ndan önce Ayvalık ağırlıklı olarak Rumların yaşadığı bir yermiş, Türkler azınlık durumundaymış. Rumlarla Türkler kardeşçe yaşamaktaymış. Ayvalık zengin, verimli toprakları ve balıkla dolu denizi ile herkese yetiyormuş. Anadolu’nun işgali başlayıp da 28/29 Mayıs 1919 gecesi Yunan askerleri Cunda adasına çıkıncaya kadar böyle sürmüş. Tam 39 ay 16 gün işgal altında yaşamış Ayvalık. İstiklal Savaşı kazanılınca da sular durulmamış. Barış içinde, kardeşçe yaşama ortamı yitince kaç kuşaktır buralarda yaşamış Rumlar’dan çoğu Yunan adalarına, Girit’te, Midilli’de ve Makedonya’da yaşayan Türkler de buraya yerleştirilmiş.</p>
<p>Ayvalık tam bir adalar şehri, 22 adet adadan yalnızca Cunda (Alibey) adasında yerleşim varmış. İrili ufaklı adaların üzerinde manastır yıkıntılarını görmek mümkün. Hatta bu adalardan birisi bir romana bile konu olmuş (Mehmet Coral ,Tımarhane adası, Doğan Kitap). Çamlık koyundan ve Şeytan sofrasından rahat görülebilen adanın en yüksek noktasında sarp kayalıklar ve kayaların yanıbaşında, taştan yıkık dökük bir manastır göze çarpıyor. Rivayetlere göre Ayvalık meyhanesi bol olan bir Rum köyü iken sarhoşları da haliyle bolmuş, zaten delisinin bolluğu ile ününü biliyorsunuz. Zıvanadan çıkanları götürüp bu adaya bırakırlarmış ki sürekli ve sert esen rüzgarın sesi akıllarını başlarına getirsin. Adaya zincirlere bağlı olarak çıkanların akılları başlarına gelmiş olarak adadan ayrılıyorlarmış. Rivayet işte.. Sözüm ona rüzgarın müzikal sesi ile psikoterapi yapmakmıydı acaba amaç yoksa kendi kendilerine bırakılıp vicdan muhasebesi yapmalarını sağlamak mıydı bilinmez..</p>
<p><a href="http://www.ayvalik-place.com/wp-content/uploads/2010/03/26270_1370687433953_1434756219_31009284_6190134_n.jpg" rel="lightbox[1026]"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1027" title="26270_1370687433953_1434756219_31009284_6190134_n" src="http://www.ayvalik-place.com/wp-content/uploads/2010/03/26270_1370687433953_1434756219_31009284_6190134_n-150x150.jpg" alt="26270_1370687433953_1434756219_31009284_6190134_n" width="90" height="90" /></a></p>
<p>Şeytan en güzel yerde kurmuş sofrasını,</p>
<p>İçmiş şarabın eskisini, yemiş meyvelerin hasını.</p>
<p>Kadınlar bırakın ellerinizden oyaları!</p>
<p>Doğa, maviyle, yeşille işlemiş en âlasını.</p>
<p>Penelope bir örüp bir söküyor;</p>
<p>Büyüyor, büyüyor beklerken kocasını.</p>
<p>Aphrodite burdan mı girmiş denize?<br />
Şeytan kesinkes okşamıştır kalçasını.</p>
<p>Kaz dağı’ndan esen yel Trova’dan ses verir</p>
<p>Şeytan Sofrası’nda dinler insanlığın yasını.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ayvalik-place.com/?feed=rss2&amp;p=1026</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MS_Evlilik&#8230;Gen&#8230;</title>
		<link>http://www.ayvalik-place.com/?p=1020</link>
		<comments>http://www.ayvalik-place.com/?p=1020#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 23:19:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sebo</dc:creator>
				<category><![CDATA[MULTIPL SKLEROZ (MS)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ayvalik-place.com/?p=1020</guid>
		<description><![CDATA[Alıntı (Facebook. Cebrail TEMEL 24 Şubat 2010
Kız arkadaşımda MS hastalığı var. Evlenmeyi düşünüyorum. İleride çocuklarımız olursa onlarda da olur mu ya da hastalık bana bulaşır mı? H.Tok-Tarsus
MS (genelde emes olarak okunur) diye kısaltılarak bahsedilen hastalığın tam ismi Multiple Sclerosis`tir. MS, insanda sinir sistemini etkileyen, kronik bir hastalıktır. Bu hastalık sonucu kişi fiziksel olarak engelli hale [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Alıntı (Facebook.<strong> Cebrail TEMEL </strong>24 Şubat 2010</p>
<p>Kız arkadaşımda MS hastalığı var. Evlenmeyi düşünüyorum. İleride çocuklarımız olursa onlarda da olur mu ya da hastalık bana bulaşır mı? H.Tok-Tarsus</p>
<p>MS (genelde emes olarak okunur) diye kısaltılarak bahsedilen hastalığın tam ismi Multiple Sclerosis`tir. MS, insanda sinir sistemini etkileyen, kronik bir hastalıktır. Bu hastalık sonucu kişi fiziksel olarak engelli hale gelebilir ama bu durum mutlaka böyle olacak diye bir kural da yoktur. İnsanlara boş umutlar vermek ne kadar sakıncalı ise, yersiz endişelere sevk etmek de aynı şekilde yanlıştır. Benim de takibine katkıda bulunduğum birçok MS`li hastam yıllardır yaşamlarını sağlıklı olarak sürdürmektedir. Bugün için MS`i tamamen iyileştirecek bir tedavi yoktur ama tıp dünyası uygun ilaç ve iyileştirme metotları ile belirtileri giderebilmekte, hastalığın gidişini yavaşlatmakta ve hastalar üretken bir yaşam sürmektedirler.</p>
<p><strong>GENLERİN ROLÜ ÇOK AZ</strong></p>
<p>MS`in kalıtsal olduğuna dair kuvvetli delil bir yoktur. Fakat oluşumunda genlerin az da olsa rolleri olabilir. Anne ya da babası MS olan bir çocukta hastalığın görülme riski yüzde 2 civarındadır. Size ise kesinlikle bulaşmaz. Bildiğiniz gibi sinir sistemi, tüm vücudu sinir hücrelerinden oluşan bir haberleşme ağı ile sarar ve ilettiği mesajlar ile dokunma, koklama, görme, duyma, düşünme gibi işlevler gerçekleşir. Aynı zamanda konuşma, yürüme, nefes alma gibi kas fonksiyonları da yerine getirilir.</p>
<p><strong>ERKEKLER DAHA ŞANSLI</strong></p>
<p>MS`de haberleşmeyi sağlayan elektriksel iletide bozukluklar ortaya çıkar. Bu bozukluk sonucu yukarıda kısaca tarif edilen sinir sisteminin işlevlerinde aksaklıklar meydana gelir. Hücrelerdeki hasar her ne kadar vücut tarafından tamir edilmeye çalışılsa da, bu süreç yıkımdan daha yavaş işler. İlk belirtilerini gençlerde vermeye başlayan MS kadınlarda erkeklere göre iki kat daha fazla görülür. En sık görülen erken belirtiler; karıncalanma, uyuşukluklar, denge kaybı, yürüme bozukluğu, bir ya da daha fazla uzuvda güç kaybı, bulanık ya da çift görmedir. Hasarın bulunduğu sinir dokusu nerelere ileti yapıyorsa oraya dair şikayetler ortaya çıkabilir. Evlenmeyi düşünen MS`li çiftler hastalığın ne olduğunu ve nasıl seyrettiğini mutlaka bilmelilerdir. Fakat evlenme kararını size aldıracak olan birbirinize karşı hissettiğiniz sevgidir.<br />
<strong>Dr. Eren Eroğlu</strong></p>
<p>İngiliz bilim adamları lösemiyi tedavide kullanılan bir ilacın, kısaca MS olarak bilinen multiple sclerosis hastalığının etkilerini azalttığını açıkladı</p>
<p>İngiliz bilim adamları lösemiyi tedavide kullanılan bir ilacın, kısaca MS olarak bilinen multiple sclerosis hastalığının etkilerini azalttığını açıkladı.</p>
<p>Cambridge Üniversitesi`ne bağlı araştırmacılar Alemtuzumab adlı ilacın, MS hastalarının geçirdiği krizlerin sayısını azalttığını açıkladılar. İlacın beyin hücrelerini onardığı ve multiple sclerosis hastalarının bazı fiziki yetenekleri kazanmalarına yardımcı olduğu belirtildi.</p>
<p>Araştırma heyetinin başkanı Doktor Alastair Compston, ilacın, MS hastalarının krizlerini, şu anda kullanılan ilaçlara kıyasla yüzde 74 oranında azalttığını da belirtti.</p>
<p>Alemtuzumab adlı ilaç şu anda klinik araştırmalardan geçiriliyor. Ancak bazı doktorlar ilacın bugüne kadar MS hastaları için en önemli ve en umut verici tedavi olacağını söylüyor.</p>
<p>Bununla birlikte bazı doktorlar da ilacın zehirli etkilerine işaret ederek, MS hastaları için yaygın olarak kullanılmadan önce, güvenliği açısından daha fazla bilgi gerektiğini vurguluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ayvalik-place.com/?feed=rss2&amp;p=1020</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Despot&#8217;un Sarayı</title>
		<link>http://www.ayvalik-place.com/?p=1008</link>
		<comments>http://www.ayvalik-place.com/?p=1008#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 03:48:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sebo</dc:creator>
				<category><![CDATA[AYVALIK'TAN HABERLER]]></category>
		<category><![CDATA[Ayvalık]]></category>
		<category><![CDATA[Cunda Adası]]></category>
		<category><![CDATA[despot]]></category>
		<category><![CDATA[Despotun sarayı]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan]]></category>
		<category><![CDATA[Kütüphane]]></category>
		<category><![CDATA[Türközen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ayvalik-place.com/?p=1008</guid>
		<description><![CDATA[Despot&#8217;un Sarayı Kütüphane Olacak
AYVALIK 31.01.2010 13:29
Ayvalık Belediye Başkanı Hasan Bülent Türközen, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (Türsab) Başkanı Başaran Ulusoy ve Yönetim Kurulu Üyelerinin, Alibey Adası&#8217;ndaki Despot&#8217;un Sarayı Olarak Bilinen Eski Öksüzler Yurdunun Kendilerine Tahsis Edilmesi İçin Girişim Başlattıklarını Söyledi.
Ayvalık Belediye Başkanı Hasan Bülent Türközen, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy ve yönetim kurulu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Despot&#8217;un Sarayı Kütüphane Olacak</strong></p>
<p>AYVALIK 31.01.2010 13:29<strong></strong></p>
<p><strong><a title="Ayvalık Haberleri" href="http://www.haberler.com/ayvalik/">Ayvalık</a><span style="text-decoration: underline;"> </span>Belediye Başkanı <a title="Hasan Bülent Türközen Haberleri" href="http://www.haberler.com/hasan-bulent-turkozen/">Hasan Bülent Türközen</a>, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (Türsab) Başkanı Başaran Ulusoy ve Yönetim Kurulu Üyelerinin, Alibey Adası&#8217;ndaki Despot&#8217;un Sarayı Olarak Bilinen Eski Öksüzler Yurdunun Kendilerine Tahsis Edilmesi İçin Girişim Başlattıklarını Söyledi.</strong></p>
<p><a title="Ayvalık Haberleri" href="http://www.haberler.com/ayvalik/"></a><a rel="lightbox2" href="http://www.ayvalik-place.com/wp-content/uploads/2010/02/despotun_sarayi.jpg" rel="lightbox[1008]"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1009" title="despotun_sarayi" src="http://www.ayvalik-place.com/wp-content/uploads/2010/02/despotun_sarayi-150x150.jpg" alt="despotun_sarayi" width="90" height="90" /></a>Ayvalık Belediye Başkanı <a title="Hasan Bülent Türközen Haberleri" href="http://www.haberler.com/hasan-bulent-turkozen/">Hasan Bülent Türközen</a>, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy ve yönetim kurulu üyelerinin, Alibey Adası’ndaki Despot’un Sarayı olarak bilinen eski öksüzler yurdunun kendilerine tahsis edilmesi için girişim başlattıklarını söyledi.</p>
<p>Türközen, “TÜRSAB, bina için tahsis talebinde bulundu. Gerekli izinler alındığında bu tarihi yapı, TÜRSAB tarafından restore edildikten sonra Cumhuriyet Kütüphanesi olarak kullanılacak” dedi.</p>
<p>Tarihi binanın yıkılmaya yüz tuttuğunu anlatan Türközen, “Bakımsızlığına rağmen hala görkemli ve göz alıcı olan Despot’un Sarayı, adanın görülmesi gereken yerlerinden biridir. Biz yaşatılması ve korunması için elimizden gelenin daha fazlasını yapmaya hazırız” diye konuştu.</p>
<p>İşte öyküsü</p>
<p>Rum-Ortodoks Kilisesi’nde papazdan sonra gelen üst rütbeli kişilere verilen despot adı bina bütünleşmiştir. Sarayı, Midilli Despotu Agaqhonikeios Grhgorios, 1862 yılında, yöreye özgü sarımsak taşından yaptırdı. Yunanistan’ın bağımsız devlet olduğu 1830’lu yıllarda Grhgorios, Rum halkının kiliseye bağışladığı paralarla, doğum yeri olan Alibey Adası’nda bu rahat bir yaşam sürdü. 1877’de baskın yapan korsanlar Despot’u öldürdü, bir rivayete göre evdeki altın ve gümüş kupalarla 15 bin Osmanlı lirasını alarak kaçtı. Despot, Taksiyarhis kilisesinin apsisi dışında gömüldü. Osmanlı Devleti, Sine Kilisesi’nden Despot’un Sarayı’nı satın alarak hükümet binası olarak kullandı. Yapı, 1921’de öksüzler yurdu oldu. Yurt 1980’de yeni binaya taşındı. Despot’un Sarayı, kaderine terk edildi, definecilerin ve evsizlerin uğrak yeri oldu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ayvalik-place.com/?feed=rss2&amp;p=1008</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
